NE OKUSAM?

14 Eylül 2017 Perşembe

ERGÜN DİLER- ŞATO GİZLİ DEVLETİN ŞİFRESİ

Bu aralar Sultan Abdülhamit araştırmalarımdan dolayı derin devlet, istihbarat vb. konulara merak saldım. Bugünkü anlatacağım kitapta böyle bir konuyu ele alıyor. Ergün Diler'in Şato isimli romanı. Aslında bu kitaba roman da diyemem. Şahsi fikrim bu tarz kitaplar yazan yazarlar anlatmak istediklerini direk söylemek yerine romanların içine gizlemişler. Şato isimli kitapta bence böyle bir kitap. Şato Sabancı ailesinden Özdemir Sabancı suikastını ele alıyor.
Kitap bir Mossad ajanı olan Sara ile başlıyor. Sara aldığı görev üzerine Özdemir Sabancı'nın suikastını Türk istihbaratı ajanı olan ve Affan'a veriyor. Ancak Affan bu görevi milli değerlerine ters düştüğü için kabul etmiyor. Affan çok yetenekli ve zeki bir ajan. Affan bu suikast ile Türk istihbaratı içerisinde Mossad ajanlarını deşifre ediyor ve bu yüzden de hayatı tehlikeye giriyor. İşte kitap Affan'ın bu mücadelesini konu ediyor. Affan kendisine verilen bu görevi kabul etmeyince ölüm emri verilir. Bunu fark eden Affan suikast planlanan Özdemir Sabancı'yı uyarmaya çalışır ancak yerine bu işi başka birisi yapar ve Özdemir Sabancı ne yazık ki suikaste kurban gider. Affan da bunun üzerine emri veren Mossad ve arkasındaki güçlerin gizli merkezine yani Şato'ya girere ve bu güçlerin sırlarını alıp kaçar. İşte kitap Sara'nın bir günü ile başlayıp Affan'ın Şato'ya gizlice girmesi ve sırları alması ile biter.
Sonuç olarak okunması gereken güzel bir kitap. Bu tarz kitapları okurken kitabın edebi kısmına değil de anlatmak istediğine odaklanmak çok önemli. Bu kitabı da bu şekilde okumanız gerekiyor. Tavsiye ettiğim bir kitap. İyi okumalar.

Not: Kitap hakkındaki düşüncelerimi yazarken Mossad kelimesi kendi kendine büyük harfle yazılıyor. Acaba Google derin güçlerin güdümünde midir nedir?
:)







7 Eylül 2017 Perşembe

SABAHATTİN ALİ- KUYUCAKLI YUSUF

Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna isimli romanıyla ilgili yazımı daha önceden paylaşmıştım. O roman beni çok etkilemiş ve okurken de keyif almıştım. İşte bu yüzden Sabahattin Ali'nin diğer bir romanı Kuyucaklı Yusuf'u da okumak istedim. 
"1903 senesi sonbaharında ve yağmurlu bir gecede Aydın'ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak köyünü eşkıyalar bastılar ve bir karı kocayı öldürdüler..." Kitap işte bu satırlarla başlıyor. Kitabın baş kahramanı işte öldürülen bu karı ve kocanın oğulları olan Yusuf. Ayrıntısına girilmeyen bu cinayet olayından sonra olay yerine giden kaymakam, doktor ve jandarmalar tarafından anne ve babasının başında bekler halde bulunan Yusuf'un büyümüş de küçülmüş halinden ve anne ve babasının da olmamasından etkilenen kaymakam Salahattin Bey küçük Yusuf'u yanına alır. İşte kitabın bundan sonrasında Kuyucaklı Yusuf'un köyünden ayrılıp kaymakamın ailesine katılıp kaymakamın Edremit'e tayinin çıkması ile oradaki hayatı anlatılmakta. Ancak ne hayat. Kuyucaklı Yusuf kaymakamın karısı Şahinde'nin kendisini dışlaması ile karşılaşmış ve aslında hayata bir yerde tek başına göğüs germiştir. Edremit'in zenginleri, ağaları ve ileri gelenleri Yusuf'un dürüst ve doğru hallerini hiç çekememişler ve deyim yerindeyse Kuyucaklı Yusuf'un kuyusunu kazmaya çalışmışlar. Edremit'in ileri gelenlerinden olan Hilmi Bey, oğlu Şakir ve adamları Hacı Ethem Yusuf ve ailesi ile çok uğraşmışlar ve bu aileye ellerinden geleni yapmaya çalışmışlar. En son Hilmi Bey'in oğlu Şakir kaymakamın öz kızı olan Muazzez'i istemiş ancak Muazzez'in gönlü Yusuf'da olduğu için bu evlilik gerçekleşmemiş. Tabi Muazzez'in bu halinden Yusuf'un sonradan haberi olmuş. Daha sonra Yusuf Muazzez'i kaçırıp nikahına almış ve Kaymakam babasının evine yeniden gelmiş. İşte romanın belki de en acıklı yerleri burdan sonra başlamakta. Yusuf ile Muazzez, Kaymakam ve karısı Şahinde ile iyi kötü yaşarken kaymakamın ölümü ile her şey değişir. İlçeye yeni gelen kaymakam daha önceden kaymakam Salahattin Bey tarafından memuriyete alınan Yusuf'u uzak yerlere göndermeye başlar. İşte bu durum Yusuf'un oldum olası sevmeyen Şahinde'nin işine gelir ve 15'inde olan Muazzez'e yani öz kızına türlü kötülükler yapmaya başlar. Gerisini yazmayım okuma zevkini kaçmasın. Ama sıkılacağınız bir kitap değil. Bu kitabı okurken tam filmi çekilecek kitap diye düşündüm ve internette yaptığım kısa bir araştırmada kitabın gerçekten de filminin çekilmiş olduğunu gördüm. Filmini de fırsat bulduğumda izleyeceğim. 
Velhasıl kitap bir yetimin yani Kuyucaklı Yusuf'un, toplumla, toplumdaki üst sınıf insanların yaptığı kötülüklerle, haksızlıklarla ve kendisiyle nasıl mücadele ettiğinin güzel ama acıklı bir hikayesi. Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.