NE OKUSAM?

30 Eylül 2019 Pazartesi

BEYOĞLU RAPSODİSİ- AHMET ÜMİT

Bazen okuduğumuz bir kitabı uzun süreye yaymanız gerekebiliyor. Kitabı yaklaşık 2 ayda bitirdim. Başladım ve hızımı aldığım anda kitabı bir yerde unutmam üzerine yaklaşık bir buçuk ay kitaptan uzak kaldım. Şimdi bunları niye anlatıyorsun diyebilirsiniz. Ben ne kadar kitaptan uzak kalsam da hikayede aklım takılı kaldı. Kitap elimde değilken yoğun bir merak beni sarmıştı. Dili ve hikayenin gidişatı beni o kadar etkilemişti ki kitabı bir an önce unuttuğum yerden almak istedim. Bu bir başarı. Çoğu zaman işlerim sebebiyle çoğu kitabı uzun sürede okumuşluğum oldu fakat geri döndüğümde hikayeye tekrar odaklanmak ve hatırlamak zaman almıştı. Bu kitap kesinlikle onlardan biri değildi.
Ahmet Ümit her ne kadar polisiye yazarı olarak bilinse de bence yazar başka roman türlerini de denemeli. Kitabın yarısına geldiğimde ortada hala bir cinayet yoktu. Kahramanlarımız Nihat, Kenan ve Selim'in günlük hayatını okuyarak ortalara geldim. Fakat sıkıldım mı? Hiç sıkılmadım. Bence bunun sebebi bir cinayet beklentisinden çok yazarın anlatımındaki güzellikti. İşte bu yüzden Ahmet Ümit polisiye dışında türleri de denemeli. Olur da bir gün denerse bana da imzalı bir kitabını hediye etmeli :)))
Roman polisiye olunca hikayeye girip kimsenin tadını kaçırmak istemiyorum. Ama hikayenin hem tarihi, hem uluslararası boyutu var. Tabi ki kitabın adından da anlaşılacağı üzere Beyoğlu ile ilgili de yazarımız hikayenin içine yedirerek güzel bilgiler de vermiş. Hikayede çok orijinal bir fikirle de karşılaştım ve bunu paylaşmadan edemiyorum. Kahramanlarımızdan Kenan ölümsüz olmak istiyor. Bunu da sanatla sağlamak istiyor ve fotoğraf sanatına merak salıyor. Kenan öyle bir şey yapmalı ki tüm ülke adını duysun. Bunu da gerçek cinayetlerin fotoğraflarından yola çıkarak cinayet mahallerinin aynısı olacak şekilde(kurbanlar dahil) kurduğu dekorla fotoğraf çekmekle başarıyor. Bu çok orijinal bir fikir. Şu an bile merak içindeyim acaba romandaki gibi fotoğraf çeken sanatçılar olmuş mudur? Son olarak kitabın sonunu söylemek istiyorum. Hemen heyecan yapmayın. Kitabın sonunu değil de sonunda şahsen verdiğim tepkiyi söylemek istiyorum. Kitabın son sayfalarında olay çözüldüğü anda verdiğim tepki "hasss...ktir" oldu. Buradan romanın ne kadar güzel olduğunu galiba anlamışsınızdır. 
Velhasıl Ahmet Ümit'le tanışma kitabım olan bu roman kendi türünde gerçekten çok ama çok başarılı ve kesinlikle okunması gereken bir roman. 
İyi okumalar.

Diğer roman incelemelerim için tıklayın



Beyoğlu Rapsodisi Ahmet Ümit